HASAT SONRASI İŞLEMLER

05.Eki.2016

Mısır verimi üzerindeki önemli tehditlerden biri de anız yakmadır. Türkiye topraklarında zaten yüzde 1’den daha az olan organik madde, bitkisel bir artık olan anızın yakılması ile daha da yok edilmektedir. Topraktaki organik madde mısır verimi açısından büyük önem taşımaktadır. Organik maddenin bir ayrışma ürünü olan humus, bitkilerin gelişmesi için gerekli olan besin maddelerinin bir kısmının kaynağını oluşturur. Besin maddelerinin kaynağı olmanın yanısıra organik madde toprakta yağış sularının emilmesini ve tutulmasını sağlayıp, toprakta kümeleşmeyi temin ederek erozyon ile taşınmasını da önler. Ayrıca toprağın iyi havalanmasını da sağlar. Kısaca organik madde miktarının azalması veya yok edilmesi toprakları daha verimsiz bir hale getirir.

 

Modern tarım tekniğinde anızı yakmak son derece yanlış bir yöntemdir. Yakma sonucu karşılaşılan zararların çoğunu telafi etmek de mümkün olmaz. Öncelikle anızın yakılması ile topraktaki organik madde yok edilirken bitki büyümesini teşvik eden karbon ve azot kaybı da artar.

 

Anız yakmanın diğer bir zararı ise toprak yüzeyinde bulunan mikroorganizmaları öldürmesidir. Oysa toprakta bulunup gözle görülmeyen bu canlıların faaliyetleri sonucunda organik madde parçalanıp, ayrışır ve humus denilen şekle dönüşür. Yapılan denemelerde anız yakımı ile ilk yılda kök çürüklüğü hastalığında azalma olduğu, ancak ikinci yıl bu hastalığın daha da arttığı görülmektedir. Ayrıca anız yakma, toprağı su ve rüzgar erozyonuna karşı daha hassas bir duruma getirir. Çünkü anız, yağışların şiddetle toprağa düşmesini engelleyip, yüzey akış hızını azaltıp, toprağa öyle sızmasını sağlar.

 

Anızların yakılmasıyla hayvan yemi olarak kullanılmasından başka, birçok yararı olan sap/saman da yok edilmektedir. Anız yangınları sadece yakılan tarlalara değil komşu tarla, bahçe, çit, telefon direkleri, orman, koruluk, ağaçlık alan gibi yerlere de zarar verebilir. Bununla birlikte anız yakımı doğal dengeyi bozup, hava kirliliğine de neden olur.

 

Sonuç olarak, anız yakma uzun vadede, halihazırda zaten düşük olan toprak organik maddesinin düşmesine, verimli tarım alanlarının çoraklaşmaya doğru gitmesine neden olur. Bu durum ise birim alandan giderek daha düşük verim alınmasına yol açar.

 

Hasat artıklarının toprağa karıştırılmasına yarayan aletlerin yaygınlaşması verimi olumlu yönde etkileyecek ve aynı zamanda doğal hayat ve çevre de korunmuş olacaktır.